Kuzey Amerikalı bir silah imparatorluğunun tek varisi olan Ivy, servetinden vazgeçip sahte kimlikle Avrupa kraliyetine katılır. Ancak kocası Lucas'ın ölen ilk aşkının kız kardeşine olan takıntısı, ihanete uğramasına ve doğmamış bebeklerini kaybetmelerine neden olur. Kalbi kırılan Ivy her şeyi arkasında bırakır. Krallığı işgal tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında ise geri döner; fakat bir prenses olarak değil, kurtuluşun anahtarını elinde tutan bir silah tüccarı olarak. Pişmanlıktan kahrolan Lucas, kefaret ödemek için tahttan feragat eder ve kendini cephe hattına atar. Ölümün kıyısında yeniden bir araya gelirler. Ivy geçmişe tutunmayı değil, içinde büyüyen yeni hayata kucak açmayı seçer; bu kişisel bir kurtuluşun, kadın uyanışının ve aşkın yeniden tanımlanmasının yolculuğudur.