Beş yaşındayken, kız kardeşime bakabilmek için klimayı kısan ebeveynlerim beni bir buzdolabına kilitledi; neredeyse ölüyordum. Olaydan sonra diz çöküp tövbe ettiler. Ama hissettiğim şey affedicilik değil, bir çocuğun yüreğini parçalayan bir soğukluktu. Çünkü onların bana gösterdiği aile sevgisi, buzdolabının soğuğundan bile daha keskin ve daha umutsuzdu.